27 Eylül 2010 Pazartesi

ırak


acıydı geriye kalan tadı
aşkın
masmavi gemiler bağlanmış limanlarım
sarı çarşaflarında akşamüstlerinin
bomboştu
tanıdık bir çocuk oyunuydu
krepler yapmak sabahları
ertelenen planların keskin çatalıyla
kahvaltılar edilirken
ruhum doymuyordu yalnızlığına
hala
uzayan yazın sıcağı mı
geciken kışın ayazı mı yakıyordu
parçalanmış etlerimi
kimi kaybettim
son kez sarıldığım
sen miydin
yoksa sessizliğim mi?
bir kahvenin bekaretinde
kaybettim masumiyetimi
bir gece ıslak tek başına
ölür gibi.