8 Haziran 2009 Pazartesi

yol...

bir sis gibi yürüyor
nefes gibi akıyorduk hayata
yaşadıklarımızdan bunca
geriye kalana
bakmıyorduk yavaşlamaktan korkarak
acelemiz ne kadar vardıysa
o kadar geç kalıyorduk
geç kalmayı
umuda yolculuğa kesintisiz devam edebildiğimiz için
kendi suçumuza ortak olur gibi
seviyorduk.

"zarif kıvrımlar"


"Kadın bedeni belki de tarihin hiçbir döneminde kendi varlığı ve işlevleri dışında bu kadar yoğun bir kültürel gösterge olmamıştır. Biz kadınlar bedenimizi evimiz olarak değil bize dayatılan ve çepeçevre sarıldığımız 'mükemmel kadın bedeni' imgesinin esiri olarak yaşamaya başladık. 'Bir önceki kuşağın yaşanmışlığın izleri olarak gördüğü doğal değişiklikler bizim için nefret kaynağı.' Artık sağlıklı ve işlevlerini yapabilen bir beden bize yetmiyor. Beden sadece başkalarının değerlendirdiği bizim de oluşturup yeniden biçimlendirdiğimiz ruhumuzdan arındırılmış bir nesne."

Tijen Savaşkan, 2009 Documentarist İstanbul Belgesel günleri kitapçığı, s.9.

Kiti Luortarien'in "Zarif Kıvrımlar" filmi için yapılan açıklamadan alıntıdır.