yüzyıllarca yorgunum
ağaç gibi ciğerlerime doluyor nefesim
giderek daha sığ
daha az
yaşıyorum
ileri sayardım adımlarımı
yol aldıkça daha öteye gitmek ateşi
yılan gibi kıvrılırdı içimde hayat
döndükçe kadranda yelkovan
içimin susuşu
dışımın kabulüne yazdı.
bu müthiş yalınlığınla
lacivert bir gökyüzü kadar güzelsin şimdi
aklım çalkalandıkça fırtınalarda
daha çok inanıyorum sana...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilsevgili p.,
YanıtlaSilyumak yumak labirentler içindeydi
ayakları suda
kapamıştı gözlerini
görülebilecek her ne varsa
dalga büyüdü
deniz yürüdü ayağına
ve güneş!
büsbüyük altın küre
ışıklı kayalar gibi vaatkar
çıktı önüne
o, denizdi.
güneş, ateş.
ya bitecekti gün
ya dönecekti mavi
korktu ışığı söndürmekten
bozup oyunu
sustu.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil