kara yamri yumru birer çatal hepsi
beklerken büyüyorum seni damar damar
buğulu dolunaylarından ışıklarım
kökleniyorum adım adım derinlerde
geçiyor adın önümden meltemlere takılmış
yapraklarım kurtlarım titriyor
içim eriyor sıcak düşlerinde
sonra bir ışık dolanıyor kollarımda
sabahlar oluyor ardı ardınca
lanetli bir sis...göremiyorum gövdemi sonra
geceler durmak bilmiyor karanlığınca.
yoksun işte. konuşamam ki
duyduğum dil bildiğim değil seni beklerken
yarasa gibi dolaşırken etrafımda bunca ses
dolmuyor içime hiçbir nefes bu yalnızlıkta.
ne desem yoksun. ne dilesem nafile.
bin mevsim geldi geçti yoksun hala
köklerim kurudu susuzluğundan
nefesim yetmedi erişmeye rüyana...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.