yaprağım ben bugün savrulmak savrulan savrul
izbe bir garda yiten kara bavul
sarı yeşil kuru bir yaprağım
göçüyorum başka hayatlara
elim dal elim tohum
yaşıyor yaşıyor yaşıyorum
kelebeğim ben bugün
uzakları gitmeyi düşlerken
ve düş bitene kadar bile
melek kanatlarını
çırpamayacağını bilmeyen
nedir yaşam diye soruyorum
ölüm nedir kim bilir
biri efil bir ezgi akarken havada
diğeri umarsız bir sihir
yeşilim ben bugün
yemyeşil bir göl balıklı mı balıklı
yosunu batağı çamuru taşı
eline bulaşan gerçek bir göl
karışır derin sulara dipsiz karanlığında yerin
kim bilir hangi dağlardan akar
akar gider bitimsiz güzelliğin
zindanım ben bugün
hangi kapıda kaldı anahtar
hangi uzak evrende kilit çevrilir
kim daha yalnız bu kalede
kalan buruk giden korkak
bir ışık uğruna kör bir akşam
hangi kapı kapanacak
kim bilir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.