Coldplay"Lost"
Kaybediyorum ama
henüz yenilmiş değilim
henüz mücadeleyi bırakmış değilim
henüz karmaşanın ortasında kalmış değilim
kırılıyorum ama
parçalanmış değilim
istediğimi elde edememiş değilim
daha iyi ve daha kötü
sadece kaybettim
geçmeye çalıştığım her nehirde boğuldum
denediğim her kapı kilitliydi
yalnız gündoğumunu bekliyorum şimdi
küçük bir havuzda bir balıkçık olabilirim
ama bu kazandım demek değil
çünkü ardından daha büyüğü gelebilir
ve kaybedebilirsin
aşmaya çalıştığın her nehir
eline geçen her silah patladı
of..sadece yangının geçmesini bekliyorum...
sadece günbatımını bekliyorum...
31 Mayıs 2009 Pazar

adsız yerlerden geldim toprağım yok anavatanım belirsiz
ateşler yakıyorum parmaklarımla ve sana şarkılar söylüyorum kalbimle yürek telim gönül yakıyor
ateşler yakıyorum parmaklarımla ve sana şarkılar söylüyorum kalbimle yürek telim gönül yakıyor
alamo'da doğdum yerim yok, toprağım yok, yurdum yok
böyledir, bizim (çingene) kadınlarımız acınla şarkını söylediğinde seni darmadağın eder.
"naci en alamo"
vengo film müziklerinden...
ışık
bungun
yorgunluk insana mahsus...bunu hepimiz yorulduğumuzdan biliyoruz...ve ben belki henüz yeterince yaşımı almamışken bile biliyorum ki yoruldum..ve yorulacağım daha da.
ilk gençlik çağlarımda bir gün siyasi bir toplantıya katılmıştım. orada şunu söylemişti konuşanlardan biri..hepimiz pisboğazız demişti..hayatta herşeyi en kısa sürede elde etmek istiyoruz...bunu öylesine istiyoruz ki bazen kendimizi hırslarımız arasında kaybolmuş; bir duraktan ötekine koştururken buluyoruz. her sabah, o günün planları ,o günün hanemize yazılacakları ile kalkıyoruz güne. ve sürekli planlıyoruz.
bir memur çocuğu olarak bun çok sık düşünüyorum. sürekli planladığımı..planlarım dışına beni sürüleyen bir şey olduğunda sanki zaman kaybediyormuşum hissine kapılıyorum. oysa hayat bu değil.
bu değilmiş.
ve şimdi..usulca tadını çıkarıyorum ben'in. kendimin da başbaşa kalmanın tatlı olduğu bir insan olduğumu anlıyorum. kendimin kendime yoldaş olabileceğini...bunun dünyanın en korkulan yalnızlığı değil de belki de bazen insanın en üretici olduğu zamanları olduğunu anlıyorum.
olcayım, bir tanecik dostum benim...yazmış ki yapraklar gibi savrulmuyoruz çünkü buna direnebiliriz...
evet olcayım, aslanlar gibi direnebiliriz. haklısın.
ama direnmek bir enerji gerektirir. ve biz enerjimizi bir kaç durak önce kaybettik belki de...
ilk gençlik çağlarımda bir gün siyasi bir toplantıya katılmıştım. orada şunu söylemişti konuşanlardan biri..hepimiz pisboğazız demişti..hayatta herşeyi en kısa sürede elde etmek istiyoruz...bunu öylesine istiyoruz ki bazen kendimizi hırslarımız arasında kaybolmuş; bir duraktan ötekine koştururken buluyoruz. her sabah, o günün planları ,o günün hanemize yazılacakları ile kalkıyoruz güne. ve sürekli planlıyoruz.
bir memur çocuğu olarak bun çok sık düşünüyorum. sürekli planladığımı..planlarım dışına beni sürüleyen bir şey olduğunda sanki zaman kaybediyormuşum hissine kapılıyorum. oysa hayat bu değil.
bu değilmiş.
ve şimdi..usulca tadını çıkarıyorum ben'in. kendimin da başbaşa kalmanın tatlı olduğu bir insan olduğumu anlıyorum. kendimin kendime yoldaş olabileceğini...bunun dünyanın en korkulan yalnızlığı değil de belki de bazen insanın en üretici olduğu zamanları olduğunu anlıyorum.
olcayım, bir tanecik dostum benim...yazmış ki yapraklar gibi savrulmuyoruz çünkü buna direnebiliriz...
evet olcayım, aslanlar gibi direnebiliriz. haklısın.
ama direnmek bir enerji gerektirir. ve biz enerjimizi bir kaç durak önce kaybettik belki de...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
