yoğun bir duman kapladı bir an içimi
göremiyordum suretimi o an
maskem sağlam
roller belli
repliklerse kim bilir hangi ayında yazılmıştı gençliğimin
oynadım.
bir tül gibi sardı önce içimi
beyaz parlak ışıltılar dalgalanıyordu
derinden bir sesti yankı yankı
kulağıma fısıldıyan beyaz bir isti
sular karardı sonra
kirpkilerim karardı
en görülmez sanılan
en karanlıkta parlayandı
zifir bir is kokusu
korkunç, koyu gri bir çiyan
çürüttü kökümü
elim ayağım titrerdi eskiden
ruhum titredi şimdi
ekşi bir tat almışcasına
kapladı gözümü
o ağır kekremsi tadı
yanılgının
herşey sustuğunda
yankı da duruldu
ruhum gibi...
duruldu sular yalnız
poyraz bile kandığında esmeye
usum bitimsiz
koyu mavi bir suydu.
durdum çekildim kıyıma
ayaz bitmiş kum kalmıştı dipdiri
bu derin dalgadan geriye
kalan beyaz serinlikti...
-baktım yeri toparlıyor ayak izleri-
bazen aç kalmak
onursuzca doymaktan iyiydi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.