tilda tilda...
ah tilda
bilebilecek miydin nasıl istendin
denizin ortasında kalmış denizcilerin
suya hasreti gibi
ah tilda.
bilebilecek miydin
senden kaçmak için döktüm saçlarımı yollara
sesimi elimi rehine verdim
alacağım sen geldikten sonra
yollar göğe uzuyor sen yokken ah
merdivenler arşa çıkıyor adım adım
ama aşk yere inmiyor
ah tilda
sen aşktın usul ıslak bir yatak
rüyalara sarmıştın kurumuş ruhumu
kokun tenime iyi gelmişti
sen aşktın
ah tilda
gece denize girmek gibi sevdim seni
korkusuzca
ve ölümüne.
şimdi yarım mısralar var aklımda
duymak istemediklerim var mesela
kelimelerle isimler yasaklar dolu bir zihni
kaldırıyorum güne her sabah
hala her sabah bir yanımdasın tilda
yastığım seninle ıslanıyor bazı
aklım sana yazıyor farkettiklerini
sonra an geliyor hani kaçamazsın
an geliyor aklıma düşüyor tilda
başka kollar var hayatında
sıcak dokunuşları başka dudakların
içim soğuyor.
ah tilda bilemezdin
karanlık sularında bir adanın
kayboldun.
geri gelemezdin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.