bir kuyruk gibi dolanıyorum kendime
pis çamurlu uyuz bir kuyruk
uzak sesler geliyor konuşmaların arasından
yatağımda biri uzanıyor
belki bana konuşuyor kim bilir
bir mırıltı gibi titrerken dudakları az ötemde
yalnız bir kız çocuğu üşüyor yastıkta
soğuk rüzgar sıcak deniz bir garip
lodos vurmuş batmış gemileri karada
tertemiz çarşaflara dökülmüş tüm irin
nasıl baksam o mutlu hayallerin ardından
geride kalan varacağım liman
ben değilim hayır değiştim ki ben o değil hayır
ve sen kimsin bilemezken
yalnız inanırım ben
duymasam da
- sen söyle yeter.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.