3 Ocak 2011 Pazartesi

kompartıman

konuşma bugün de sus kalbim
konuşma ne gerek var
yerim yok kırılacak daha
yürüme bugün ayağım
adımların denizde ada, havada duman
suda sinek kadar farklı bağlamından.
farketmedin mi hala...
düşünme bu gün zihin
yok yok yok hiç bir gece öyle
yok hiç tamir olmamak
yok susmak istememek
sarılamadan uyumak yok masum bir hülyaya bile
yalnız kalmadın bunca kalabalığında duygularının
yok...senin yüzün değildi o ellerin arasındaki
sesin değil yalancı bir ayna gibi asılı kalan bir pencerede
ifşa ediyorum işte ne varsa elimde
ne görüyorsam gözünde bir aşkın
gösteriyorum umarsızca bakanın gözüne
belki de böyle kim biliyor
neyi niye yaptığımızın ilk ateşi hangimizden geliyor!
sanki ustalar çıraklar dolu aşk...
hep konuşurdun sustun birden
konuşsan ağzına yapışıyor gitsen ayağına
kalsan yüreğinde kaynıyor bir karanlık çamur
kurşun bulut ağır ne yapsan
dipnotlarla yaşanırken bir aşk
yanındaki en uzak kompartımanda
aynı yere giden iki yolcu susar geçmiş gençlikleri ile hayata
upuzun bir düğüm olduğunu yollarının
tutundukça düşülesi kaçtıkça çözülesi
sarıldıkça güçlenesi bir sarmal
görmez buluttan gayri yukardan bakamayan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.